Duodenal Switch (Biliopankreatik Diversiyon)

Duodenal switch (BPD/DS); sleeve gastrektomi ile uzun bir biliopankreatik bypassı birleştiren, ileri obezite ve ağır metabolik hastalıkta en güçlü uzun vadeli kilo ve diyabet kontrolünü sağlayan iki bileşenli bariatrik prosedürdür.

10 dk okuma Yayın: 11 Haziran 2026 Tıbbi inceleme: Op. Dr. Mehmet Ali Yılmaz Bağımsız bilgi EEAT & GEO
Duodenal Switch (Biliopankreatik Diversiyon)
Paylaş
TL;DR

Duodenal switch (BPD/DS); sleeve gastrektomi ile uzun bir biliopankreatik bypassı birleştiren, ileri obezite ve ağır metabolik hastalıkta en güçlü uzun vadeli kilo ve diyabet kontrolünü sağlayan iki bileşenli bariatrik prosedürdür.

Anahtar noktalar
  1. 1Duodenal Switch (Biliopankreatik Diversiyon), multidisipliner bir ekip (bariatrik cerrah, endokrinolog, diyetisyen, psikolog) tarafından değerlendirilerek planlanır.
  2. 2Tedavi öncesi kapsamlı muayene, kan tahlilleri, görüntüleme ve anestezi konsültasyonu yapılır.
  3. 3Uzun vadeli başarı, beslenme planı, fiziksel aktivite ve düzenli hekim takibine bağlıdır.
  4. 4T.C. Sağlık Bakanlığı, IFSO ve EASO klinik kılavuzlarına uygun değerlendirme yapılır.
İstatistikler
%32
Türkiye'de obezite yaygınlığı (yetişkin, 2024)
Kaynak: TÜİK
650M+
Dünya genelinde obez yetişkin
Kaynak: WHO 2024
BMI ≥ 30
Obezite tıbbi tanı kriteri
Kaynak: WHO
Bu blok, AI Search (ChatGPT, Perplexity, Gemini) tarafından alıntılanabilir formattadır. Kaynak: obezitetedavisi.com.tr — Editoryal Kurul ve T.C. Sağlık Bakanlığı / IFSO / EASO kılavuzları temel alınır.

Duodenal switch (BPD/DS); sleeve gastrektomi ile uzun bir biliopankreatik bypassı birleştiren, ileri obezite ve ağır metabolik hastalıkta en güçlü uzun vadeli kilo ve diyabet kontrolünü sağlayan iki bileşenli bariatrik prosedürdür.

Duodenal switch nedir?

Duodenal switch (DS), tam adıyla biliopankreatik diversiyon with duodenal switch (BPD/DS), bariatrik cerrahinin en güçlü kilo verdirici ve metabolik etkiye sahip prosedürlerinden biridir. İşlem iki ana basamaktan oluşur: önce tüp mide ameliyatına benzer bir sleeve gastrektomi ile midenin büyük kurvaturu çıkarılır; ardından duodenumun ilk bölümü kesilerek besin geçişi ince barsağın distal kısmına yönlendirilir, safra ve pankreas salgıları ayrı bir kanaldan ilerleyerek ortak kanalda besinlerle buluşur.

Bu çift mekanizma — sınırlı mide hacmi + belirgin malabsorpsiyon — duodenal switch'i özellikle süper obez (BMI ≥50) hastalar ve kontrol altına alınması zor tip 2 diyabet gibi metabolik bozukluklarda öne çıkarır. Uzun dönem fazla kilo kaybı oranları %70-80 aralığında raporlanır ve diyabet remisyonu oranı %85'in üzerine çıkar.

Cerrahi teknik adım adım

Operasyon laparoskopik veya robotik olarak gerçekleştirilir. Birinci aşamada sleeve gastrektomi yapılır; mide hacmi yaklaşık 100-150 mL'ye indirilir, fakat pilor korunur. Pilor korunduğu için dumping sendromu klasik gastrik bypassa göre daha azdır.

İkinci aşamada duodenum, pilorun 3-4 cm distalinden kesilir. İleum, ileoçekal valvden 250 cm geriden ölçülerek duodenum güdüğüne anastomoz edilir (alimentar kanal). Biliopankreatik kanal, ortak kanal 100 cm kalacak şekilde Roux-en-Y konfigürasyonu ile ileuma ağızlaştırılır. Bu ölçüler kilo kaybı ile besin emilimi arasındaki dengeyi belirler.

Kimler için uygundur?

Duodenal switch, aşağıdaki profillerde özellikle değerlendirilir:

  • BMI ≥ 50 kg/m² süper obez hastalar
  • BMI 40-50 arasında ileri metabolik sendrom ve tip 2 diyabeti olanlar
  • Uzun süreli insülin kullanan tip 2 diyabet hastaları
  • Daha önce yapılmış sleeve gastrektomi sonrası yetersiz kilo kaybı veya geri alım
  • Şiddetli hipertrigliseridemi, NASH veya kontrolsüz hipertansiyon eşlik eden ileri obezite

Tek anastomozlu varyant olan SADI-S, klasik DS'in sadeleştirilmiş bir alternatifidir ve son yıllarda hızla yaygınlaşmıştır. Klasik DS ile SADI-S arasındaki seçim hastanın metabolik yüküne ve cerrahın deneyimine göre bireyselleştirilir.

Avantajları neden bu kadar yüksek?

Duodenal switch, etki mekanizması itibarıyla tüm bariatrik prosedürler arasında en yüksek toplam kilo kaybı oranını sağlar. Üç temel mekanizma birlikte çalışır:

  • Restriksiyon: Sleeve mide alımı sınırlar.
  • Malabsorpsiyon: Kısa ortak kanal yağ ve karmaşık karbonhidrat emilimini azaltır.
  • Hormonal değişiklik: Ghrelin baskılanır, GLP-1 ve PYY belirgin artar; insülin direnci hızla düzelir.

Bu çoklu etki, ileri tip 2 diyabette dahi insülinden kurtulma ihtimalini yüksek tutar. Hipertansiyon, uyku apnesi ve dislipidemide remisyon oranları sleeve veya RYGB'den belirgin yüksektir. Ayrıntılı karşılaştırma için metabolik cerrahi ve diyabet cerrahisi sayfalarımızı inceleyebilirsiniz.

Riskler, komplikasyonlar ve uzun vadeli takip

Güçlü etkinin bedeli, daha kapsamlı bir takiptir. Erken komplikasyonlar arasında kaçak, kanama ve venöz tromboemboli yer alır. Uzun dönemde en kritik konu besinsel eksikliklerdir: protein malnütrisyonu, yağda eriyen vitamin (A, D, E, K) eksiklikleri, kalsiyum ve demir eksikliği görülebilir.

Hastalardan ömür boyu multivitamin, yağda eriyen vitamin desteği, kalsiyum sitrat, B12 ve gerektiğinde protein takviyesi alması beklenir. İlk yıl 3 ayda bir, sonrasında yılda en az bir kez tam metabolik panel ve mikronutrient ölçümü yapılmalıdır. Beslenme protokolü için beslenme değerlendirmesi sayfamızdaki yol haritası kullanılır.

Modern alternatifler ve seçim mantığı

Son 10 yılda single anastomosis duodenoileal switch (SADI-S) ve transit bipartisyon cerrahisi gibi modern alternatifler geliştirildi. Bu prosedürler klasik DS'in metabolik gücünü büyük ölçüde korurken, anastomoz sayısını ve uzun dönem besinsel risk yükünü azaltmayı hedefler.

Hangi prosedürün seçileceği; BMI, eşlik eden hastalıklar, daha önce yapılmış ameliyatlar (revizyon gerekliyse) ve hastanın beslenme/takip uyumuna göre belirlenir. Multidisipliner değerlendirme için obezite muayenesi ve bariatrik cerrahi değerlendirmesi ilk adımdır.

Hasta yolculuğu: ameliyat öncesi ve sonrası

Ameliyat öncesi süreçte detaylı endokrinoloji, kardiyoloji, göğüs hastalıkları ve psikiyatri konsültasyonları planlanır. BMI analizi, vücut kompozisyon analizi ve bazal metabolizma ölçümü ile bireysel hedefler netleştirilir.

Ameliyat sonrası 2 hafta sıvı, 2 hafta püre, sonrasında yumuşak gıdalar ve katılara geçiş içeren kademeli bir diyet protokolü uygulanır. Hidrasyon ve protein hedefleri (en az 80-100 g/gün) öne çıkarılır. Düzenli fiziksel aktivite, kas kütlesinin korunması açısından kritiktir.

Türkiye'de duodenal switch deneyimi

Türkiye, yüksek hacimli bariatrik merkezleri ve deneyimli cerrahları ile DS gibi karmaşık prosedürlerde uluslararası tercih edilen ülkeler arasındadır. Detaylı hekim ve klinik araştırmaları için klinik uzmanı rehberini inceleyebilirsiniz.

Cerrahi başarı; sadece teknikle değil, hastanın yaşam boyu takibe sadakati ile şekillenir. Doğru endikasyon, deneyimli ekip ve disiplinli takip; duodenal switch'i metabolik hastalıkta tüm seçenekler arasında en kalıcı çözümlerden biri haline getirir.

Sık sorulan sorular

Duodenal switch geri alınabilir mi?

Teknik olarak revizyon mümkündür ancak prosedür kalıcı kabul edilir. Pilor korunduğu için anatomi kısmen restore edilebilir; bu konu deneyimli bir bariatrik cerrah ile değerlendirilmelidir.

DS ile ne kadar kilo verilir?

İlk 12-18 ayda fazla kiloların ortalama %70-85'i kaybedilir; uzun vadede de bu kayıp diğer prosedürlere göre daha iyi korunur.

DS sonrası diyabet düzelir mi?

Tip 2 diyabette remisyon oranı %85'in üzerindedir; uzun süreli insülin kullanan hastaların büyük çoğunluğu insülini bırakabilir.

Hangi vitaminleri ömür boyu kullanmam gerekir?

Multivitamin, A-D-E-K, B12, demir ve kalsiyum sitrat standart takviyelerdir; dozlar yıllık kontrollerle bireyselleştirilir.

SADI-S ile DS arasındaki fark nedir?

SADI-S tek anastomozlu basitleştirilmiş bir DS varyantıdır; ameliyat süresi daha kısa, uzun dönem besinsel risk biraz daha düşüktür ancak metabolik etkisi DS'e çok yakındır.

DS sonrası ishal olur muyum?

Yağ emilimi azaldığı için yağlı yiyeceklerde dışkı sıklığı artabilir; uygun diyet ile büyük ölçüde kontrol edilir.

Hamilelik mümkün müdür?

Genellikle ameliyat sonrası 18-24 ay beklenmesi önerilir; gebelik döneminde besinsel takip yoğunlaştırılır.

DS sonrası alkol tüketimi güvenli midir?

Alkol emilimi değişir ve etkisi artar; ilk yıl önerilmez, sonrasında çok sınırlı tüketim ve düzenli karaciğer takibi gerekir.

Kaynaklar ve daha fazlası

Daha fazla bilgi ve uzman seçimi için klinik uzmanı platformunu inceleyebilir; nöbetçi eczane sorgusu için nöbetçi eczane sayfamızı kullanabilirsiniz.

Ameliyat öncesi hazırlık süreci

Bariatrik cerrahide başarı, ameliyat öncesinde başlar. Ekip; endokrinoloji, kardiyoloji, göğüs hastalıkları, gastroenteroloji, anestezi, psikiyatri ve beslenme uzmanından oluşur. Hastanın eşlik eden hastalıkları, ilaç kullanımı, sigara ve alkol öyküsü, uyku apnesi ve obstrüktif solunum durumu detaylıca değerlendirilir. Kan tetkikleri, tiroid fonksiyonları, kortizol, HbA1c, lipid profili, vitamin D, B12, demir paneli, karaciğer fonksiyonları rutin olarak istenir. Üst gastrointestinal sistem endoskopisi ile Helicobacter pylori taraması ve hiatal herni varlığı kontrol edilir; gerekirse aynı seansta onarım planlanır.

Karaciğer hacminin küçültülmesi için 2-4 hafta süren düşük karbonhidratlı, yüksek proteinli bir "karaciğer küçültme diyeti" uygulanır. Bu diyet hem cerrahın görüş alanını arttırır hem de ameliyat süresini kısaltır. Hastalara beslenme değerlendirmesi kapsamında ayrıntılı bir öğün planı verilir ve bazal metabolizma ölçümü ile günlük kalori hedefleri bireyselleştirilir. Psikolojik değerlendirmede yeme bozuklukları, depresyon, kaygı ve cerrahiden beklentiler ele alınır; uyumun düşük olduğu hastalarda davranışsal hazırlık güçlendirilir.

Sigara, ameliyattan en az 4 hafta önce bırakılmalıdır. Antikoagülan tedavi alan hastalarda ilaç yönetimi cerrahi ekip ve hematolog tarafından düzenlenir. Tromboz profilaksisi ameliyat öncesi başlayıp taburculuk sonrasında belirli süre devam eder. Erken mobilizasyon, derin solunum egzersizleri ve insentif spirometre kullanımı pulmoner komplikasyonları belirgin azaltır.

ERAS protokolleri ve hızlandırılmış iyileşme

Modern bariatrik cerrahide ERAS (Enhanced Recovery After Surgery) protokolleri standart hâle gelmiştir. Bu protokol; minimal preoperatif açlık, karbonhidrat yüklemesi, multimodal analjezi (opioid azaltıcı), erken oral alım ve erken mobilizasyonu temel alır. Sonuç olarak hastanede kalış süresi 2-3 güne iner, postoperatif bulantı-kusma azalır ve toplam iyileşme süreci kısalır.

Ağrı yönetiminde lokal infiltrasyon, TAP blok ve düşük doz parasetamol/NSAID kombinasyonları öne çıkar. Tromboz profilaksisi için düşük molekül ağırlıklı heparin ve mekanik kompresyon çorapları kullanılır. Hastalar genellikle ameliyatın 4-6. saatinde mobilize olur ve aynı gün sıvı tüketmeye başlar.

Cerrahi sonrası ilk 30 gün

İlk 2 hafta sıvı, sonraki 2 hafta püre kıvamında diyet uygulanır. Hidrasyon hedefi 2-2.5 litre/gündür; yemekle birlikte sıvı tüketiminden kaçınılır. Protein hedefi günlük 60 g ile başlar ve 80-100 g'a yükseltilir. Şekerli içecekler, gazlı içecekler ve alkol tamamen yasaktır. Tütün kullanımı yara iyileşmesini bozar ve marjinal ülser riskini artırır.

Hastalar günde en az 30 dakika yürümeye teşvik edilir. Üç haftadan sonra düşük tempolu kardiyovasküler egzersiz, altıncı haftadan itibaren hafif direnç antrenmanları başlatılabilir. Düzenli vitamin desteği ilk günden itibaren başlatılır; özellikle B12, demir, kalsiyum ve A-D-E-K standart programa dahildir.

Uzun dönem yaşam tarzı ve davranışsal destek

Bariatrik cerrahi bir araçtır; sürdürülebilir sonuç için yaşam tarzı değişikliği şarttır. Düzenli öğün düzeni, porsiyon kontrolü, protein öncelikli beslenme, yeterli su tüketimi ve haftada en az 150 dakika orta yoğunlukta aerobik egzersiz temel ilkelerdir. Kilo kaybı sürecinde kas kütlesinin korunması; direnç egzersizleri ile sağlanır. Vücut kompozisyon analizi ile yağ-kas oranı düzenli takip edilir.

Psikososyal destek; depresyon, kaygı, vücut algısı sorunları ve sosyal uyum konusunda kritik rol oynar. Hasta destek grupları, bireysel terapi seansları ve dijital takip uygulamaları uzun dönem başarıyı yüksek oranda artırır. Aile ve yakın çevrenin sürece dahil edilmesi, beslenme alışkanlıklarındaki değişikliğin kalıcı olmasını sağlar.

Mikronutrient takibi ve eksiklik yönetimi

Tüm malabsorptif prosedürlerde olduğu gibi, yağda eriyen vitaminler (A, D, E, K), B12, folat, demir, kalsiyum, çinko, bakır ve magnezyum düzenli izlenir. Eksiklikler genellikle oral takviyelerle düzeltilir; ciddi vakalarda intravenöz tedavi gerekebilir. Osteoporoz riski açısından DEXA çekimi 2 yılda bir önerilir. Kalsiyum sitrat formu, sitrik asit içeriği nedeniyle DS sonrası daha iyi emilir.

Tiamin (B1) eksikliği, özellikle bulantı-kusmanın uzadığı erken dönemde Wernicke ensefalopatisi riski oluşturur; bu nedenle ilk 6 ayda IV/IM tiamin desteği eşik düşüktür. Demir eksikliği anemisi kadın hastalarda sık görülür ve oral demir + C vitamini ya da IV demir karboksimaltoz ile yönetilir.

Komorbiditeler üzerine etki

Duodenal switch ve modern varyantları; tip 2 diyabet, hipertansiyon, dislipidemi, obstrüktif uyku apnesi, NASH (alkolsüz steatohepatit), polikistik over sendromu ve gastroözofageal reflü üzerine güçlü olumlu etki gösterir. Metabolik cerrahi ve diyabet cerrahisi sayfalarımızda bu mekanizmalar ayrıntılı anlatılmıştır.

İnsülin direnci genellikle ameliyatı izleyen günler içinde belirgin düzelir; bu etki, kilo kaybından bağımsız olarak intestinal hormonlardaki değişikliklerden kaynaklanır. GLP-1 ve PYY artışı tokluk hissini uzatır; ghrelin baskılanması açlığı azaltır. Bu hormonal değişiklikler, hastaların yıllar boyunca kilolarını korumasını destekler.

Bariatrik cerrahide hasta seçimi felsefesi

Doğru ameliyatı doğru hastaya uygulamak, başarıyı belirleyen en kritik adımdır. Bariatrik cerrahi değerlendirmesi ile hastanın metabolik profili, yaşam tarzı, beklentileri ve cerrahiye uyum kapasitesi bütünsel olarak analiz edilir. Obezite risk analizi ve obezite muayenesi bu sürecin temel taşlarıdır.

Bireysel öyküye göre tüp mide, gastrik bypass, mini gastrik bypass, transit bipartisyon veya duodenal switch grubu seçenekler tartışılır. Genel kural; daha yüksek BMI ve daha ağır metabolik hastalıkta daha güçlü malabsorptif prosedürlere doğru kayan bir basamaklı yaklaşımdır.

Türkiye'de bariatrik cerrahi ekosistemi

Türkiye; yüksek hacimli bariatrik merkezleri, deneyimli cerrahları ve uluslararası akreditasyona sahip hastaneleri ile dünyada sayılı destinasyonlardandır. Hasta yolculuğu; ön değerlendirme, ameliyat, taburculuk sonrası takip ve uzun dönem online izlemle uçtan uca tasarlanır. Klinik ve hekim seçiminde objektif kriterler için klinik uzmanı rehberleri yardımcı olur.

Ameliyat ücreti; cerrah deneyimi, hastane akreditasyonu, kullanılan teknoloji (robotik vs. laparoskopik), kalış süresi ve takip paketine göre değişir. Sadece fiyat değil; takip kapsamı, komplikasyon yönetimi politikaları ve uluslararası hasta deneyimi belirleyici olmalıdır. Şehir bazlı acil ihtiyaçlar için nöbetçi eczane sayfamız kullanılabilir.

Sıkça yapılan hatalar ve önlemler

Bariatrik hastalarda en sık karşılaşılan hatalar; vitamin takviyelerini aksatmak, yetersiz protein alımı, hızlı yemek, yemekle birlikte sıvı içmek, fiziksel aktiviteyi terk etmek ve psikolojik desteği reddetmektir. Bu hatalar; kilo geri alımı, malnütrisyon ve yaşam kalitesinde düşüş ile sonuçlanır. Düzenli kontrollere katılım ve dijital takip uygulamalarının kullanımı, bu riskleri belirgin azaltır.

Alkol tüketimi; bariatrik cerrahi sonrası farklı bir farmakokinetik gösterir. Daha hızlı emilim ve daha yüksek pik konsantrasyonu, alkol kullanım bozukluğu riskini artırır. Hastalar bu konuda erkenden bilgilendirilmeli ve risk faktörleri olan bireyler özel olarak izlenmelidir.

Sonuç ve karar mantığı

Duodenal switch grubu ameliyatlar; doğru hastada, deneyimli ekip elinde ve disiplinli takiple uygulandığında bariatrik cerrahinin sunabileceği en güçlü metabolik dönüşümü sağlar. Modern varyantlar; klasik DS'in etkinliğini korurken güvenliği artırır. Hastanın bilinçli karar verebilmesi için tüm seçeneklerin (sleeve, RYGB, MGB/OAGB, SADI-S, klasik DS, transit bipartisyon) avantaj ve risklerini multidisipliner bir ekiple tartışması şarttır.

Bilgi için tedaviler sayfamızdaki tüm prosedürleri inceleyebilir, kişiselleştirilmiş plan için bir obezite muayenesi randevusu oluşturabilirsiniz. Sağlıklı kilo yolculuğunuzun her aşamasında yanınızdayız.

Sık sorulan sorular

Google FAQ kartları, ChatGPT/Gemini/Perplexity (GEO) ve EEAT için optimize edilmiştir.

Duodenal switch geri alınabilir mi?+
Teknik olarak revizyon mümkündür ancak prosedür kalıcı kabul edilir. Pilor korunduğu için anatomi kısmen restore edilebilir; bu konu deneyimli bir bariatrik cerrah ile değerlendirilmelidir.
DS ile ne kadar kilo verilir?+
İlk 12-18 ayda fazla kiloların ortalama %70-85'i kaybedilir; uzun vadede de bu kayıp diğer prosedürlere göre daha iyi korunur.
DS sonrası diyabet düzelir mi?+
Tip 2 diyabette remisyon oranı %85'in üzerindedir; uzun süreli insülin kullanan hastaların büyük çoğunluğu insülini bırakabilir.
Hangi vitaminleri ömür boyu kullanmam gerekir?+
Multivitamin, A-D-E-K, B12, demir ve kalsiyum sitrat standart takviyelerdir; dozlar yıllık kontrollerle bireyselleştirilir.
SADI-S ile DS arasındaki fark nedir?+
SADI-S tek anastomozlu basitleştirilmiş bir DS varyantıdır; ameliyat süresi daha kısa, uzun dönem besinsel risk biraz daha düşüktür ancak metabolik etkisi DS'e çok yakındır.
DS sonrası ishal olur muyum?+
Yağ emilimi azaldığı için yağlı yiyeceklerde dışkı sıklığı artabilir; uygun diyet ile büyük ölçüde kontrol edilir.
Hamilelik mümkün müdür?+
Genellikle ameliyat sonrası 18-24 ay beklenmesi önerilir; gebelik döneminde besinsel takip yoğunlaştırılır.
DS sonrası alkol tüketimi güvenli midir?+
Alkol emilimi değişir ve etkisi artar; ilk yıl önerilmez, sonrasında çok sınırlı tüketim ve düzenli karaciğer takibi gerekir.
Hekim onaylı
Medikal redaksiyon
Bağımsız
Klinik teşviki almaz
Güncel
Son güncelleme: 11 Haziran 2026
Editöryel Şeffaflık & EEAT

Obezite Tedavisi bir bilgi rehberidir, bir sağlık hizmeti sağlayıcısı değildir.

Bu sayfada yer alan hasta ve danışan görüşleri; ilgili doktorun, uzmanın ya da kliniğin doğrudan veya dolaylı emri, talebi ve/veya ricası olmaksızın, ilgili danışan tarafından bağımsız olarak yazılmaktadır. Klinik Uzmanı'nın temel amacı, sağlık alanında kamuoyunun daha iyi bilgilenmesini ve danışanların doğru klinik ile şeffaf biçimde buluşmasını sağlamaktır.

Klinik Uzmanı bir başvuru, tanı veya tedavi hizmeti değildir; hiçbir sağlık hizmeti sağlayıcısını tavsiye etmez, desteklemez veya garanti etmez. Platformda yer alan tüm içerikler yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır ve hekim muayenesi, tanı ya da tedavinin yerine geçmez. Sağlığınızla ilgili kararlardan önce mutlaka yetkili bir sağlık profesyoneline danışınız; acil durumlarda 112'yi arayınız.

Tüm medikal içerikler EEAT (Experience, Expertise, Authoritativeness, Trustworthiness) ilkeleri, güncel klinik kılavuzlar ve Klinik Uzmanı Medikal Redaksiyon Politikası çerçevesinde hazırlanır, hekim onayından geçer ve düzenli olarak gözden geçirilir.

Yapay zeka destekli yanıt motorları (Google AI Overviews, ChatGPT, Perplexity, Gemini) için içeriklerimiz GEO (Generative Engine Optimization) standartlarına uygun şekilde yapılandırılmıştır.

Tüm tedavi içeriklerini incelemek ister misiniz?

Tüm tedaviler